Oyuncaksız oyun kurma, çocuğun eğlenmek için her zaman yeni bir oyuncağa, hazır bir oyun setine veya yetişkin tarafından hazırlanmış bir etkinliğe ihtiyaç duymadan kendi oyun fikrini oluşturmasına alan açan doğal bir oyun biçimidir. Bazen boş bir karton kutu arabaya dönüşebilir, birkaç minder küçük bir eve çevrilebilir veya bir kâğıt parçası hayali bir dükkânın menüsü olabilir. Oyunun başlaması için önemli olan her zaman elindeki oyuncak sayısı değil, çevresindeki malzemelere farklı anlamlar verebilmesine fırsat tanınmasıdır.
- 1. Oyuncaksız Oyun Kurma Ne Anlama Gelir
- 2. Her Sıkıldığında Yeni Bir Etkinlik Hazırlamak Gerekir mi
- 3. Evdeki Basit Malzemeler Oyunun Başlangıcı Olabilir
- 4. Malzemeyi Verirken Oyunun Sonucunu Söylememek Daha İyi Olabilir
- 5. Karton Kutular Neden Oyuna Bu Kadar Kolay Dönüşür
- 6. Minderler ve Battaniyeler Oyunun Mekânını Değiştirebilir
- 7. Kâğıt ve Kalem Oyuncağın Yerini Değil Oyunun İçini Doldurabilir
- 8. Günlük Hayat Oyunun En Büyük Kaynaklarından Biri Olabilir
- 9. Yetişkin Her Oyunu Başlatmak Zorunda Değildir
- 10. Oyuna Katılırken Yönetimi Tamamen Devralmamak Önemli
- 11. Her Oyunu Öğretici Bir Etkinliğe Çevirmemek Gerekebilir
- 12. Hazır Oyuncaklar Oyuncaksız Oyuna Dahil Olabilir
- 13. Çok Fazla Oyuncak Arasında Oyun Fikri Bulmak Zorlaşabilir
- 14. Ekran Kapandığında Yeni Bir Eğlence Sunmak Şart Değildir
- 15. Oyunun Güzel Görünmesini Beklemek Gerekmiyor
- 16. Başladığı Her Oyunu Bitirmek Zorunda Değildir
- 17. Açık Hava da Oyuncaksız Oyun Kurmaya Uygundur
- 18. Güvenli Malzeme Seçimi Her Zaman Öncelikli Olmalı
- 19. Küçük Bir Oyun Alanı Yeterli Olabilir
- 20. Her Gün Oyuncaksız Oynaması Gerektiğini Düşünmeyin
- 21. Oyuncaksız Oyun Kurma İçin En Değerli Şey Biraz Alan Bırakmaktır
Bu yaklaşım oyuncakların gereksiz olduğu anlamına gelmez. Yaşa uygun oyuncaklar günlük oyunların keyifli bir parçası olabilir. Buradaki amaç oyuncakları azaltmak veya çocuğu oyuncaksız bırakmak değil, oyunun yalnızca hazır oyuncaklarla başlayabileceği düşüncesini genişletmektir. Bir çocuk sevdiği oyuncaklarla oynarken başka bir gün evdeki sıradan nesnelerden kendi oyununu kurabilir. İki oyun biçiminin aynı evde birlikte bulunması mümkündür.
Özellikle “Sıkıldım”, “Ne oynayacağım?” veya “Yeni oyuncak alalım mı?” gibi cümlelerin sık duyulduğu dönemlerde hemen yeni bir etkinlik sunmak yerine küçük bir boşluk bırakmak faydalı olabilir. Çocuğun birkaç dakika boyunca ne yapacağını düşünmesi, etrafına bakması ve kendi fikrini oluşturması da oyunun başlangıç aşamasının bir parçasıdır.
Oyuncaksız Oyun Kurma Ne Anlama Gelir
Oyuncaksız oyun kurma denildiğinde çocuğun hiçbir nesne kullanmadan oynaması gerektiği düşünülmemelidir. Buradaki temel fikir, oyunun önceden belirlenmiş tek bir kullanım biçimine bağlı olmamasıdır.
Örneğin oyuncak bir tren genellikle tren olarak kullanılır. Buna karşılık büyük bir karton kutu aynı gün içinde araba, gemi, ev, mağaza veya hayali bir uzay aracına dönüşebilir. Bir yastık önce otobüs koltuğu olabilir, oyun değiştiğinde küçük bir adaya dönüşebilir. Kullanılan nesnenin ne anlama geleceğine çocuk karar verir.
Bu nedenle evdeki bazı basit malzemeler açık uçlu oyunlara uygun olabilir. Kartonlar, büyük kâğıtlar, minderler, güvenli kumaş parçaları, boş ve temiz kaplar veya yaşa uygun resim malzemeleri farklı oyunların başlangıcını oluşturabilir.
Ortaya çıkan oyunun yetişkin tarafından hemen anlaşılması da gerekmez. Çocuk bir kutunun uçan bir ev olduğunu söylüyorsa oyunun içinde o kutu gerçekten uçan bir ev olabilir. Oyunun değerini yetişkin dünyasındaki gerçekçilik kuralları değil, çocuğun kurduğu hikâye belirler.
Her Sıkıldığında Yeni Bir Etkinlik Hazırlamak Gerekir mi
Çocuk sıkıldığını söylediğinde yetişkinin hemen çözüm üretmek istemesi oldukça doğaldır. “Resim yapalım”, “Legolarını çıkar”, “Birlikte oyun oynayalım” veya “Sana bir etkinlik hazırlayayım” gibi seçenekler kısa sürede sunulabilir.
Bu öneriler zaman zaman işe yarayabilir. Ancak her boşluk anında oyunun yetişkin tarafından başlatılması, zaman içinde çocuğun yeni bir oyun için sürekli yönlendirme beklemesine neden olabilir.
Bunun yerine bazı anlarda hemen cevap vermeden kısa bir süre beklenebilir. “Şu an ne oynayacağını bulamadın, biraz düşünmek ister misin?” gibi sakin bir ifade kullanılabilir.
İlk birkaç dakika hiçbir şey yapmıyor gibi görünmesi sorun değildir. Oyuncak kutusuna bakabilir, odanın içinde dolaşabilir veya eline aldığı birkaç eşyayı tekrar bırakabilir. Sonrasında kendi oyun fikrini oluşturabilir.
Her sıkılma anının yeni bir oyuncakla veya ayrıntılı bir etkinlikle doldurulması gerekmediğini fark etmek, evde daha doğal bir oyun düzeni oluşturabilir.
Evdeki Basit Malzemeler Oyunun Başlangıcı Olabilir
Oyuncaksız oyun için özel ürünler satın almak gerekmez. Evde zaten bulunan ve çocuğun yaşına uygun biçimde güvenle kullanılabilecek bazı malzemeler yeterli olabilir.
Büyük bir karton kutu bunun en kolay örneklerinden biridir. Kutunun içine oturup araba kullanıyormuş gibi yapabilir. Yanına bir pencere çizip küçük bir ev oluşturabilir. Kutuyu ters çevirerek masa, tezgâh veya hayali bir dükkân yapabilir.
Minderler ve yastıklar da oyunun şeklini değiştirebilir. Yere yan yana dizilen minderler tren vagonlarına dönüşebilir. Koltuğun yanına yerleştirildiklerinde küçük bir ev oluşturabilir. Çocuk kendi kurallarını belirleyerek bazı yastıkları ada, bazılarını köprü olarak kullanabilir.
Büyük kâğıtlar ise yalnızca resim yapmak için kullanılmak zorunda değildir. Harita, menü, tabela, bilet veya hayali para hazırlanabilir. Böylece tek bir malzeme farklı günlerde tamamen farklı oyunların içinde yer alabilir.
Malzemeyi Verirken Oyunun Sonucunu Söylememek Daha İyi Olabilir
Yetişkinler bir karton kutu gördüğünde kolayca “Bundan ev yapabiliriz” diyebilir. Kâğıt rulo gördüğünde dürbün, birkaç minder gördüğünde kale yapmayı önerebilir. Bunlar güzel fikirler olsa da oyunun yönünü daha başlamadan belirleyebilir.
Bazen malzemeyi çocuğa sunup ne yapacağını beklemek daha ilginç sonuçlar doğurabilir.
“Sence bununla ne yapılabilir?” gibi açık bir soru sorulabilir. Hatta her zaman soru sormak bile gerekmez. Kartonlar veya başka güvenli malzemeler erişilebilir bir yerde bırakılabilir.
Çocuk yetişkinin aklına gelmeyen bir şey yaparsa oyunu daha mantıklı hâle getirmeye çalışmak gerekmez. Kutudan ev yapılmasını beklerken onu bir gemiye dönüştürebilir. Minderleri çadır yapmak yerine yere dizerek bir yol oluşturabilir.
Bu farklılık zaten kendi oyun fikrini oluşturmasının doğal bir parçasıdır.
Karton Kutular Neden Oyuna Bu Kadar Kolay Dönüşür
Karton kutuların oyun açısından kullanışlı olmasının önemli nedenlerinden biri belirgin bir kullanım senaryosu sunmamalarıdır. Hazır bir oyuncakta ne olduğu ilk bakışta bellidir. Karton kutunun ise ne olacağı oyuna göre değişir.
Bir gün otobüs olabilir. Ertesi gün oyuncakların evi hâline gelebilir. Birkaç kutu yan yana getirildiğinde küçük bir şehir kurulabilir. Kutunun içine kâğıttan düğmeler çizildiğinde hayali bir kontrol merkezi bile oluşturulabilir.
Yetişkin gerektiğinde güvenlikle ilgili bölümlerde yardımcı olabilir. Kutunun üzerinde zımba teli bulunup bulunmadığını kontrol edebilir, kesilmesi gereken yerleri kendisi kesebilir veya kutunun devrilmeyecek şekilde kullanılmasına yardımcı olabilir.
Bunun dışında kutunun nasıl görüneceğine çocuğun karar vermesine izin verilebilir. Kapının yamuk olması, pencerelerin farklı büyüklükte çizilmesi veya yetişkinin ne olduğunu anlamadığı sembollerin bulunması sorun değildir.
Amaç kusursuz bir karton oyuncak üretmek değil, oyun kurmaktır.
Minderler ve Battaniyeler Oyunun Mekânını Değiştirebilir
Bazen yeni bir oyun fikri için oyuncaktan çok ortamın biraz değiştirilmesi yeterlidir. Minderler, yastıklar ve uygun büyüklükteki kumaşlar bu konuda kullanılabilir.
İki sandalye arasına güvenli biçimde yerleştirilen hafif bir örtü küçük bir oyun alanına dönüşebilir. Minderler yerde belirli aralıklarla dizildiğinde çocuk kendi geçiş kurallarını oluşturabilir. Birkaç yastığı yan yana koyarak otobüs, tren veya hayali bir ev hazırlayabilir.
Burada yetişkinin sürekli yeni kurallar eklemesine gerek yoktur. Çocuk “Bu yeşil minder istasyon” diyorsa istasyon olarak kabul edilebilir. Birkaç dakika sonra aynı minder başka bir şeye dönüşürse oyun onunla birlikte değişebilir.
Oyuna katılan yetişkin de önce çocuğun oluşturduğu düzeni anlamaya çalışabilir.
“Ben nerede oturacağım?” veya “Buraya gelirsem ne oluyor?” gibi kısa sorular, oyunu ele geçirmeden dahil olmayı kolaylaştırabilir.
Kâğıt ve Kalem Oyuncağın Yerini Değil Oyunun İçini Doldurabilir
Kâğıt ve boya kalemleri farklı oyunları birbirine bağlayan en basit malzemeler arasında yer alabilir.
Çocuk market oyunu oynuyorsa fiyat etiketleri hazırlayabilir. Restoran kurduysa kendi menüsünü çizebilir. Evde hayali bir yolculuk yapıyorsa bilet hazırlayabilir. Minderlerden oluşturduğu şehir için harita çizebilir.
Ortaya çıkan yazıların doğru olması veya çizimlerin ayrıntılı görünmesi gerekli değildir. Çocuk kendisi için anlam taşıyan şekiller ve semboller kullanabilir.
Yetişkin “Bu böyle yazılmaz” diyerek oyunun ortasında düzeltme yapmak yerine, çocuk anlatmak isterse yaptığı şeyin ne olduğunu dinleyebilir.
Böylece hazırlanan kâğıt parçaları ayrı bir masa başı etkinliği olmaktan çıkar ve oyunun doğal bir parçasına dönüşür.
Günlük Hayat Oyunun En Büyük Kaynaklarından Biri Olabilir
Çocukların birçok oyun fikri günlük yaşamda gördükleri durumlardan doğar. Bir market ziyaretinden sonra evde alışveriş oyunu başlayabilir. Otobüs yolculuğunun ardından sandalyeler yan yana dizilip yolculuk oyunu kurulabilir. Mutfakta yapılan bir yemek hazırlığı daha sonra hayali restoran oyununa dönüşebilir.
Bu nedenle sürekli yeni senaryolar hazırlamak yerine günlük hayatta yaşanan küçük deneyimlere alan açmak yeterli olabilir.
Örneğin marketten dönüldüğünde poşetlerin güvenli ürünlerini yerleştirmeye yardım edebilir. Bir süre sonra kendisi küçük bir market kurmak isteyebilir. Restoranda gördüğü menüyü daha sonra kâğıda çizebilir.
Bu oyunların başlaması için her etkinliğin yetişkin tarafından “Şimdi bunu oyuna çevirelim” şeklinde yönlendirilmesi gerekmez. Günlük hayat zaten çocuk için birçok fikir sunar.
Yetişkin Her Oyunu Başlatmak Zorunda Değildir
Çocukla oyun oynamak ailece geçirilen zamanın güzel bir parçasıdır. Ancak yetişkinin her oyunu başlatması ve sonuna kadar sürdürmesi gerektiğini düşünmek günlük yaşamı zorlaştırabilir.
Bazen oyunun ilk birkaç dakikasına katılmak yeterli olabilir.
Örneğin çocuk bir restoran kurmuşsa yetişkin ilk müşteri olabilir. Yemek siparişi verebilir ve birkaç dakika oyunda kalabilir. Ardından “Ben şimdi mutfakta işimi yapacağım, restoranına sen devam edebilirsin” diyerek kendi işine dönebilir.
Çocuk daha sonra yeniden davet ederse kısa süre tekrar katılabilir.
Böylece yetişkin tamamen oyunun dışında kalmaz ancak oyunun devam etmesi için sürekli orada bulunması da gerekmez.
Aile içinde ortak zaman için farklı fikirler arıyorsanız Ailece Kaliteli Zaman Geçirmek Evde de Mümkün yazısını da inceleyebilirsiniz.

Karton ve evdeki basit malzemelerle hayali oyun kuran çocuk
Oyuna Katılırken Yönetimi Tamamen Devralmamak Önemli
Yetişkin çocukla oynamaya başladığında bazen fark etmeden oyunun yöneticisine dönüşebilir. Hangi oyuncunun nerede duracağına, sıradaki olayın ne olacağına veya yapılan yapının nasıl görünmesi gerektiğine karar vermeye başlayabilir.
Böyle olduğunda çocuk kendi oluşturduğu oyunda yetişkinin talimatlarını takip eden kişiye dönüşebilir.
Oyuna katıldığınızda “Ben kim olayım?” diye sormak daha farklı bir başlangıç yaratabilir. Çocuk size müşteri, yolcu, doktor veya herhangi bir hayali rol verebilir.
Rolü aldıktan sonra oyunun nasıl ilerlediğini gözlemleyebilirsiniz. Her boşluğu yeni fikirlerle doldurmak yerine onun hikâyesini takip etmek yeterli olabilir.
Bazen oyunun yetişkin açısından fazla basit ilerlemesi de normaldir. Aynı yemeği birkaç kez servis edebilir veya aynı otobüs yolculuğunu tekrar tekrar oynayabilir. Oyunun mutlaka sürekli yeni bir aşamaya geçmesi gerekmez.
Her Oyunu Öğretici Bir Etkinliğe Çevirmemek Gerekebilir
Çocukla oyun oynarken renk, sayı, harf veya çeşitli bilgiler hakkında sorular sormak cazip gelebilir.
“Kaç tane var?”
“Bu ne renk?”
“Bunun adı ne?”
gibi sorular zaman zaman kullanılabilir. Ancak oyun boyunca sürekli soru sorulması, çocuğun kurduğu hikâyeyi bir etkinlik çalışmasına dönüştürebilir.
Hayali restoranında size yemek getiriyorsa bazen yalnızca “Teşekkür ederim, çok güzel görünüyor” demek yeterlidir.
Oyun sırasında doğal olarak konuşmalar, seçimler ve günlük bilgiler zaten ortaya çıkabilir. Her oyunun belirli bir kazanıma bağlanması veya yetişkin tarafından değerlendirilmesi gerekmez.
Hazır Oyuncaklar Oyuncaksız Oyuna Dahil Olabilir
Oyuncaksız oyun kurma ile hazır oyuncak kullanımı birbirine karşıt değildir. Çocuk kendi oluşturduğu oyuna sevdiği oyuncakları eklemek isteyebilir.
Örneğin karton kutudan yaptığı otobüsün içine oyuncak hayvanlarını yerleştirebilir. Minderlerden oluşturduğu eve oyuncak bebeğini götürebilir. Kâğıda çizdiği yol üzerinde oyuncak arabasını sürebilir.
Bu durumda “Bu oyuncaksız oyun, oyuncağını kullanma” demek gerekmez. Oyunun serbest yapısı zaten farklı malzemelerin bir arada kullanılmasına izin verir.
Temel amaç oyuncakları yasaklamak değil, oyunun tek kaynağının hazır oyuncak olmadığını göstermektir.
Çok Fazla Oyuncak Arasında Oyun Fikri Bulmak Zorlaşabilir
Bir oyun alanında aynı anda çok sayıda oyuncak bulunduğunda bazen çocuk bir oyuncaktan diğerine hızlı biçimde geçebilir. Bu nedenle evdeki bütün oyuncakların sürekli aynı yerde ve aynı anda erişilebilir olması şart değildir.
Uzun süredir kullanılmayan oyuncaklar zaman zaman gözden geçirilebilir. Eksik veya kullanılamaz durumda olanlar ayrılabilir. Bazı oyuncaklar bir süre başka bir yerde saklanıp daha sonra yeniden çıkarılabilir.
Ancak burada belirli bir oyuncak sayısının doğru olduğunu söylemek mümkün değildir. Her evin alanı, aile düzeni ve çocuğun ilgileri farklıdır.
Daha sade bir oyun alanının amacı oyuncakları azaltmak değil, kullanılabilecek malzemeleri daha görünür ve kolay seçilebilir hâle getirmektir.
Ekran Kapandığında Yeni Bir Eğlence Sunmak Şart Değildir
Televizyon, tablet veya telefon kullanımı bittikten sonra “Şimdi ne yapacağım?” sorusu gelebilir. Böyle bir anda hemen yeni bir etkinlik hazırlamak zorunda değilsiniz.
Kısa süre kendi seçeneğini düşünmesine izin verilebilir. Yardıma ihtiyaç duyarsa iki küçük başlangıç noktası sunulabilir.
“Kartonlar burada duruyor. İstersen onları kullanabilirsin, istersen minderlerle bir oyun kurabilirsin.”
Bundan sonra seçimin ve oyunun devamının çocuğa bırakılması mümkündür.
Böylece bir hazır eğlencenin yerini başka bir hazır eğlencenin alması yerine, kendi zamanını nasıl değerlendireceğine karar verebileceği küçük bir alan oluşur.
Oyunun Güzel Görünmesini Beklemek Gerekmiyor
Evde yapılan yaratıcı oyunların kusursuz görünmesi gerekmez. Kartondan yapılan ev yamuk olabilir. Menüdeki çizimler yetişkin tarafından anlaşılamayabilir. Minderlerden yapılan yapı kısa sürede yıkılabilir.
Bütün bunlar oyunun başarısız olduğu anlamına gelmez.
Yetişkinin sürekli “Şurayı düzeltelim”, “Bunu böyle yaparsan daha güzel olur” veya “Buraya pencere yapmalısın” demesi zamanla oyunun yönünü değiştirebilir.
Çocuk yardım istemiyorsa kendi çözümünü uygulamasına fırsat verilebilir.
Örneğin yaptığı evin kapısını çatıya çizmiş olabilir. Yetişkin açısından garip görünse bile oyun dünyasında bunun bir açıklaması bulunabilir veya hiçbir açıklamaya ihtiyaç olmayabilir.
Başladığı Her Oyunu Bitirmek Zorunda Değildir
Uzun süre hazırlanan bir karton yapıdan birkaç dakika sonra vazgeçilebilir. Başka bir fikir ortaya çıkabilir veya çocuk yaptığı şeyi tamamlamadan başka bir oyuna geçebilir.
Serbest oyun belirli bir ürün ortaya çıkarılması gereken proje değildir. Bu nedenle “Başladın, mutlaka bitirmelisin” yaklaşımını her oyun için kullanmak gerekmeyebilir.
Ev düzeni uygunsa yarım kalan yapı bir süre saklanabilir ve çocuk başka bir gün geri dönebilir. Dönmek istemezse de kaldırılabilir.
Oyunun değerini yalnızca ortaya çıkan sonuç üzerinden değerlendirmemek, sürecin daha rahat ilerlemesini sağlar.
Açık Hava da Oyuncaksız Oyun Kurmaya Uygundur
Oyuncaksız oyun kurma yalnızca evin içinde yapılmaz. Park, bahçe veya uygun açık alanlar da kendi oyununu oluşturmak için farklı fırsatlar sunabilir.
Yerdeki bir çizgi sınır olabilir. Büyük taşlar hayali bir yolun işaretlerine dönüşebilir. Güvenli doğal malzemeler farklı oyunların parçası olarak kullanılabilir.
Her dışarı çıkışta çok sayıda oyuncak taşımak gerekli olmayabilir. Bazen bulunduğu alanı keşfetmek ve çevredeki imkânlardan kendi oyununu oluşturmak yeterlidir.
Elbette kullanılan doğal malzemelerin güvenli olduğundan emin olunmalıdır. Keskin taşlar, bilinmeyen bitkiler veya başka risk oluşturabilecek nesneler oyun malzemesi olarak kullanılmamalıdır.
Güvenli Malzeme Seçimi Her Zaman Öncelikli Olmalı
Oyunun açık uçlu olması, evde bulunan her eşyanın oyun amacıyla kullanılabileceği anlamına gelmez. Yetişkinin güvenli sınırları belirlemesi önemlidir.
Karton kutular kullanılmadan önce zımba telleri, keskin kenarlar veya sert parçalar açısından kontrol edilmelidir. Plastik poşetler, cam eşyalar, kesici araçlar, uzun ipler ve yaşa uygun olmayan küçük parçalar oyun için verilmemelidir.
Bir malzemenin başka bir çocuk için uygun olması, her yaş için uygun olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle kullanılacak nesneler çocuğun yaşı ve günlük kullanım becerileri dikkate alınarak seçilmelidir.
Yetişkin gözetiminin gerekli olduğu oyunlarda çocuk tek başına bırakılmamalıdır.
Küçük Bir Oyun Alanı Yeterli Olabilir
Kendi oyununu kurabilmesi için ayrı bir oyun odasına ihtiyaç yoktur. Evin uygun ve güvenli bir köşesi yeterli olabilir.
Kâğıt ve yaşa uygun kalemler belirli bir yerde bulunabilir. Karton gibi malzemeler ihtiyaç olduğunda çıkarılabilir. Minderler ve diğer günlük eşyalar oyun sırasında kullanılabilir.
Malzemelerin bir bölümüne kendisinin ulaşabilmesi, oyun fikri ortaya çıktığında sürekli yetişkinden yardım istemesini azaltabilir.
Oyun bittikten sonra toplama sürecine yaşına uygun şekilde katılması da günlük düzenin doğal bir parçası olabilir.
Ancak üzerinde uzun süre çalıştığı bir oyun alanını her zaman hemen kaldırmak gerekmeyebilir. Evde yeterli alan varsa yaptığı karton ev veya kurduğu küçük oyun köşesi ertesi güne kadar bırakılabilir.
Her Gün Oyuncaksız Oynaması Gerektiğini Düşünmeyin
Oyuncaksız oyun kurmayı yeni bir zorunluluğa dönüştürmemek önemlidir. Çocuğun her gün belirli bir süre kartonlarla veya günlük malzemelerle oynaması gerekmez.
Bazı günler hazır oyuncaklarıyla oynamak isteyebilir. Başka bir gün ebeveyniyle birlikte masa oyunu oynayabilir. Bir başka gün ise kendi hayali oyununu oluşturabilir.
Serbest oyun için katı bir takvim hazırlanması, oyunun doğal yapısını azaltabilir.
Amaç sürekli yaratıcı bir şey üretmesini beklemek değil, kendi oyun fikri ortaya çıktığında bunun için gerekli alanı bulabilmesini sağlamaktır.
Oyuncaksız Oyun Kurma İçin En Değerli Şey Biraz Alan Bırakmaktır
Oyuncaksız oyun kurma için pahalı malzemeler, özel oyun setleri veya her gün hazırlanmış yeni etkinlikler gerekmez. Bazen en önemli değişiklik, çocuğun kendi oyun fikrini oluşturabilmesi için biraz zaman ve alan bırakmaktır.
Boş bir karton kutunun neye dönüşeceğine kendisi karar verebilir. Minderlerin nasıl dizileceğini belirleyebilir. Kâğıttan kendi biletlerini hazırlayabilir veya hiçbir malzeme kullanmadan hayali bir hikâyenin karakterine dönüşebilir.
Yetişkinin rolü gerektiğinde güvenliği sağlamak, kısa bir başlangıç desteği vermek ve davet edildiğinde oyuna katılmak olabilir. Bunun yanında her oyunu başlatmak, yönetmek, öğretici hâle getirmek veya tamamlamak zorunda değildir.
Hazır oyuncaklar da bu düzenin içinde kalabilir. Çocuk sevdiği oyuncaklarıyla oynamaya devam ederken zaman zaman günlük nesnelerden kendi oyununu oluşturabilir. Böylece oyun yalnızca oyuncak kutusunun içindeki seçeneklerden ibaret kalmaz.
Karton bir kutu bazen araba, minderler küçük bir şehir, kâğıt parçası ise yolculuk bileti olabilir. Çocuğun bunlara hangi anlamı vereceği önceden bilinmeyebilir. Oyunu değerli yapan ayrıntılardan biri de tam olarak budur.
Oyun, günlük beceriler ve yaşa uygun etkinliklerle ilgili diğer içeriklere Çocuk Gelişimi kategorisinden ulaşabilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Oyunda kullanılacak ev eşyaları, kartonlar ve diğer malzemeler çocuğun yaşına ve günlük kullanım becerilerine uygun seçilmelidir. Küçük, kesici, kırılabilir veya başka şekilde güvenlik riski oluşturabilecek nesneler kullanılmamalı; gerekli oyunlarda yetişkin gözetimi sağlanmalıdır.