Çocuklarda bekleme becerisi nasıl gelişir sorusu, özellikle her isteğinin hemen gerçekleşmesini bekleyen, sırasını beklerken huzursuzlanan veya kısa bir gecikmede öfkelenen çocukların ebeveynleri tarafından sıkça düşünülür. Beklemek, yetişkinlere kolay ve sıradan bir davranış gibi görünebilir. Oysa çocuk açısından isteğini ertelemek, zamanı anlamak, duygusunu düzenlemek ve dikkatini başka bir uğraşa yönlendirmek gibi birden fazla beceriyi aynı anda kullanmayı gerektirir.
- 1. Çocuklarda bekleme becerisi nasıl gelişir
- 2. Küçük çocuklar neden beklemekte zorlanır
- 3. Beklemek ile sabırlı olmak aynı şey midir
- 4. Bekleme süresi çocuğun yaşına uygun olmalı
- 5. Zaman kavramı gelişmeden beklemek neden zor olabilir
- 6. Her isteği hemen karşılamak bekleme becerisini etkileyebilir
- 7. Tutarlı sınırlar neden önemlidir
- 8. Çocuğa yalnızca bekle demek yeterli olmayabilir
- 9. Sıra bekleme oyunlarla nasıl desteklenebilir
- 10. Aile oyunları bekleme becerisine katkı sağlayabilir
- 11. Yemek sırasında bekleme nasıl öğretilebilir
- 12. Market sırasında beklemeyi kolaylaştırmak
- 13. Parkta sıra beklemekte zorlanan çocuğa yaklaşım
- 14. Kardeşler arasında oyuncak sırası nasıl belirlenebilir
- 15. Konuşma sırasında araya giren çocuğa nasıl destek olunur
- 16. Ekran açılmasını beklerken yaşanan gerginlik
- 17. Beklerken öfkelenen çocuğa nasıl yaklaşılmalı
- 18. Duyguyu kabul etmek sınırı kaldırmak değildir
- 19. Çocuğu beklediği için sürekli ödüllendirmek gerekir mi
- 20. Bekleyemediğinde çocuğu utandırmamak gerekir
- 21. Kardeşlerle karşılaştırma bekleme becerisini geliştirmez
- 22. Ebeveynin davranışı güçlü bir örnektir
- 23. Verilen sözlerin tutulması güveni artırır
- 24. Bekleme becerisi için günlük kısa çalışmalar
- 25. Bekleme süresini kademeli biçimde artırmak
- 26. Bekleme sırasında seçenek sunmak
- 27. Beklemeyi öğretirken ekran kullanımı
- 28. Bekleme sırasında hareket ihtiyacı unutulmamalı
- 29. Açlık ve yorgunluk bekleme davranışını etkiler
- 30. Bekleme becerisi okul yaşamını nasıl etkiler
- 31. Bekleme becerisi arkadaş ilişkilerini nasıl etkiler
- 32. Çocuğun ilerlemesi nasıl takip edilebilir
- 33. Bekleme çalışmaları cezaya dönüşmemeli
- 34. Çocuğun her bekleyemediği durumda ceza vermek
- 35. Ebeveynin aceleciliği çocuğa yansıyabilir
- 36. Çocuk beklerken yetişkin sözünü unutmamalı
- 37. Bekleme becerisi ne zaman daha kolay gelişir
- 38. Hangi durumlarda uzman görüşü değerlendirilebilir
- 39. Bekleme becerisi küçük deneyimlerle güçlenir
Çocuğun beklemekte zorlanması her zaman bilinçli bir inatlaşma anlamına gelmez. Küçük çocuklar “birazdan”, “sonra” veya “beş dakika içinde” gibi ifadelerin ne kadar süreyi anlattığını tam olarak kavrayamayabilir. İstediği şeyin gerçekleşmemesi belirsizlik oluşturabilir ve bu belirsizlik ağlama, ısrar etme, sürekli aynı soruyu sorma ya da öfkelenme şeklinde görülebilir.
Bekleme becerisi bir anda kazanılmaz. Günlük yaşam içindeki kısa ve öngörülebilir deneyimlerle, yetişkinin tutarlı yaklaşımıyla ve çocuğun gelişim dönemine uygun beklentilerle zaman içinde güçlenir. Amaç çocuğu uzun süre sessizce beklemeye zorlamak değil, küçük gecikmeleri güvenli biçimde yönetebilmesine yardımcı olmaktır.
Çocuklarda bekleme becerisi nasıl gelişir
Bekleme becerisinin gelişebilmesi için çocuğun önce ne olacağını anlaması gerekir. Çocuk ne kadar bekleyeceğini, bekleme sonunda ne olacağını ve bu süreçte ne yapabileceğini bildiğinde kendisini daha güvende hissedebilir.
Örneğin yalnızca “Bekle” demek küçük bir çocuk için yeterli olmayabilir. Bunun yerine “Suyunu dolduruyorum, bardağı masaya koyduğumda içebilirsin” şeklinde somut bir açıklama yapılabilir. Böylece bekleme süresi görünür bir olayla ilişkilendirilmiş olur.
Bekleme becerisinin gelişiminde şu unsurlar etkili olabilir:
- Çocuğun gelişim dönemi
- Zaman kavramını ne ölçüde anlayabildiği
- Yetişkinlerin sınırları ne kadar tutarlı uyguladığı
- Bekleme süresinin çocuğun yaşına uygun olup olmadığı
- Çocuğun açlık, yorgunluk ve hareket ihtiyacı
- Bekleme sırasında kendisine sunulan seçenekler
- Günlük yaşamda sıra alma deneyimi yaşayıp yaşamadığı
Beklemek öğrenilen bir beceri olduğu için çocuk ilk denemelerde zorlanabilir. Başarısız olduğu anlarda utandırılmak yerine neyin zor geldiğinin anlaşılması ve bir sonraki denemenin daha kısa tutulması yararlı olabilir.
Küçük çocuklar neden beklemekte zorlanır
Küçük çocuklar ihtiyaçlarını ve isteklerini daha yoğun yaşayabilir. Bir şeyi istediğinde dikkatinin büyük bölümü o isteğe yönelir. İsteğin hemen karşılanmaması, onun açısından beklenmedik bir engel gibi görülebilir.
Yetişkin, beklemenin kısa süreceğini bilse de çocuk aynı zaman algısına sahip olmayabilir. Birkaç dakika ona çok daha uzun gelebilir. Özellikle ne zaman biteceği belli olmayan beklemeler daha zorlayıcı olabilir.
Çocuğun beklemekte zorlandığı bazı yaygın durumlar şunlardır:
- Yemek hazırlanırken hemen yemek istemesi
- Oyuncak almak için sıra bekleyememesi
- Yetişkin konuşurken sürekli araya girmesi
- Parktan ayrılmadan önce son kez oynamak istemesi
- Telefon veya tablet açılmasını bekleyememesi
- Kardeşinin kullandığı oyuncağı hemen istemesi
- Markette ödeme sırasından sıkılması
- Etkinliğin başlamasını beklerken huzursuzlanması
Bu davranışlar çocuğun hiçbir zaman beklemeyi öğrenemeyeceğini göstermez. Günlük hayatta tekrarlanan küçük deneyimler, zamanla daha uzun bekleme sürelerini yönetebilmesine yardımcı olabilir.
Beklemek ile sabırlı olmak aynı şey midir
Bekleme ve sabır birbiriyle bağlantılı olsa da tamamen aynı değildir. Beklemek belirli bir isteğin veya olayın gerçekleşmesine kadar geçen süreyi yönetmeyi içerir. Sabır ise bu süreçte ortaya çıkan rahatsızlığı, hayal kırıklığını veya belirsizliği taşıyabilme becerisiyle ilişkilidir.
Çocuk fiziksel olarak sırada durabilir ancak sürekli şikâyet ediyor, ağlıyor veya çevresindekilere vuruyorsa beklemenin duygusal kısmında hâlâ desteğe ihtiyaç duyuyor olabilir.
Bu nedenle yalnızca çocuğun yerinde durup durmadığına değil, beklerken duygusunu nasıl yönettiğine de bakılmalıdır. Zamanla çocuk beklemek istemediğini kelimelerle ifade etmeyi, kısa bir mola istemeyi veya dikkatini başka bir şeye vermeyi öğrenebilir.
Bekleme süresi çocuğun yaşına uygun olmalı
Çocuktan yaşının ve deneyiminin üzerinde bir bekleme davranışı beklemek, hem ebeveynin hem de çocuğun sık sık hayal kırıklığı yaşamasına neden olabilir. Küçük çocuklardan uzun süre sessizce oturmasını istemek çoğu zaman gerçekçi değildir.
Bekleme çalışmaları çok kısa sürelerle başlayabilir. İlk hedef birkaç saniye veya bir dakika olabilir. Çocuk bu süreyi yönetebildiğinde süre yavaşça artırılabilir.
Örneğin oyuncağını isteyen çocuğa “Bir dakika bekle” demek yerine, beklemenin ne zaman biteceği somutlaştırılabilir:
“Ellerimi yıkayıp geldikten sonra oyuncağını vereceğim.”
Çocuk bu kısa sürede bekleyebildiğinde “Bekledin ve ben geldiğimde oyuncağını aldın” denilerek davranışı fark edilebilir. Burada abartılı övgü yerine yaptığı şeyin açıkça ifade edilmesi daha doğal olabilir.
Zaman kavramı gelişmeden beklemek neden zor olabilir
Çocuklar saatleri ve dakikaları yetişkinler gibi değerlendiremez. “On dakika sonra”, “Akşam”, “Birazdan” veya “Daha sonra” ifadeleri küçük çocuklar için belirsiz kalabilir.
Belirsiz zaman ifadeleri yerine çocuğun görebileceği olaylar kullanılabilir:
- “Bu şarkı bittiğinde çıkacağız.”
- “Yemeğini bitirdiğinde oyuna geçebilirsin.”
- “Çamaşır makinesi durduktan sonra sana yardım edeceğim.”
- “Kardeşin kaydıraktan indikten sonra sıra sende.”
- “İki sayfa daha okuyup ışığı kapatacağız.”
Kum saati, görsel zamanlayıcı veya basit bir mutfak zamanlayıcısı da bekleme süresini somutlaştırabilir. Ancak zamanlayıcı sürekli bir tehdit aracı gibi kullanılmamalıdır. Amaç çocuğun ne kadar süre kaldığını anlayabilmesidir.
Her isteği hemen karşılamak bekleme becerisini etkileyebilir
Çocuğun her isteğinin anında karşılanması, bekleme deneyimi yaşamasını sınırlandırabilir. Bununla birlikte çocuğu gereksiz yere bekletmek de doğru değildir.
Temel ihtiyaçlar mümkün olduğunca zamanında karşılanmalıdır. Aç, susuz, uykusuz veya tuvalet ihtiyacı bulunan çocuktan yalnızca eğitim amacıyla uzun süre beklemesi istenmemelidir.
Bekleme çalışmaları günlük yaşamda doğal biçimde ortaya çıkan kısa gecikmeler üzerinden yapılabilir. Örneğin çocuk su istediğinde yetişkin “Bardağını alıyorum, musluğu açınca dolduracağım” diyebilir. Çocuk bu sırada birkaç saniye beklemiş olur.
Buradaki amaç, yetişkinin gücünü göstermek veya çocuğun isteğini geciktirmek değil, kısa süreli beklemenin güvenli biçimde sona erdiğini deneyimlemesini sağlamaktır.
Tutarlı sınırlar neden önemlidir
Çocuk ağladığında veya ısrar ettiğinde daha önce belirlenen sıra sürekli değişiyorsa bekleme davranışının gelişmesi zorlaşabilir. Örneğin aile sırayla oyuncak kullanma kuralı koymuş ancak çocuk ağladığında oyuncak hemen ona verilmişse, ağlamanın sırayı değiştirebildiğini öğrenebilir.
Tutarlı olmak sert davranmak anlamına gelmez. Çocuğun duygusu kabul edilirken sıra korunabilir:
“Oyuncağı şimdi sen istiyorsun. Kardeşinin süresi bitince sıra sana gelecek.”
Çocuk üzülmeye devam edebilir. Yetişkinin görevi duyguyu tamamen ortadan kaldırmak değil, güvenli sınırı korurken yanında kalmaktır.
Evde belirlenen kuralların yetişkinler tarafından da uygulanmasıyla ilgili Evdeki Kurallara Ebeveynler de Uymalı mı başlıklı içerik incelenebilir.
Çocuğa yalnızca bekle demek yeterli olmayabilir
“Bekle”, “Sabret” veya “Biraz dur” gibi ifadeler çocuğa ne yapmaması gerektiğini söyler ancak beklerken ne yapabileceğini göstermez.
Bekleme sırasında çocuğa küçük ve uygulanabilir bir seçenek sunulabilir:
- Bir kitabın resimlerine bakmak
- Çevrede belirli renkte nesneler bulmak
- Kısa bir şarkı söylemek
- Çantasındaki küçük oyuncağı kullanmak
- Yetişkine alışveriş listesini hatırlatmak
- Sıradaki kişileri sessizce saymak
- Derin bir nefes alıp yavaşça vermek
Bu etkinlikler her bekleme anında zorunlu değildir. Çocuğun zamanla hiçbir özel araç olmadan da kısa süre bekleyebilmesi hedeflenebilir. Ancak beceri yeni gelişirken küçük destekler süreci kolaylaştırabilir.
Sıra bekleme oyunlarla nasıl desteklenebilir
Oyunlar, bekleme becerisini doğal ve düşük baskılı bir ortamda geliştirmek için kullanılabilir. Çocuk oyunda sırasını kaybettiğinde gerçek hayattaki kadar yoğun hayal kırıklığı yaşamayabilir.
Uygulanabilecek oyunlar şunlardır:
- Sırayla kuleye blok eklemek
- Topu birbirine sırayla yuvarlamak
- Basit kart oyunları oynamak
- Sırayla resme bir ayrıntı çizmek
- Hikâyeyi herkesin bir cümleyle devam ettirmesi
- Müzik durduğunda sırayla hareket yapmak
- Kuklaların sırayla konuştuğu kısa oyunlar kurmak
Oyun sırasında çocuğun sırası geldiğinde açıkça belirtilebilir. “Şimdi benim sıram, sonra senin sıran” gibi kısa ifadeler sıra düzenini anlamasını kolaylaştırabilir.
Çocuk sırasını bekleyemediğinde oyun hemen cezaya dönüştürülmemelidir. Sıra yeniden gösterilebilir ve daha kısa turlu bir oyun tercih edilebilir.
Aile oyunları bekleme becerisine katkı sağlayabilir
Kutu oyunları ve ailece oynanan basit etkinlikler, sıra alma konusunda düzenli deneyim sunar. Çocuk başkasının hamlesini bekler, oyunun kurallarını takip eder ve sonucun her zaman kendi istediği gibi olmayabileceğini görür.
Oyunun çocuğun yaşına uygun olması önemlidir. Çok uzun süren veya karmaşık kuralları bulunan oyunlar sabır öğretmek yerine yoğun bir sıkılma oluşturabilir.
Başlangıçta kısa sürede tamamlanan ve her oyuncunun sık sık sıra aldığı oyunlar daha uygun olabilir. Çocuğun bekleme süresi uzadıkça oyun süresi de kademeli biçimde artırılabilir.
Ailece uygulanabilecek farklı oyun ve etkinlik önerilerine Ailece Etkinlikler kategorisinden ulaşılabilir.

Parkta kaydırak sırasını sakin biçimde bekleyen çocuklar
Yemek sırasında bekleme nasıl öğretilebilir
Sofra hazırlığı çocukların sık beklemek zorunda kaldığı anlardan biridir. Çocuk yemeği görür görmez başlamak isteyebilir veya herkes masaya gelmeden önce sabırsızlanabilir.
Küçük çocuklardan uzun süre aç biçimde beklemesi beklenmemelidir. Yemek henüz hazır değilse hazırlığın ne aşamada olduğu açıklanabilir ve küçük bir görev verilebilir:
- Peçeteleri masaya koymak
- Kaşıkları dağıtmak
- Kendi bardağını seçmek
- Masadaki kişileri çağırmak
- Salata kâsesinin yerini göstermek
Çocuk sürece katıldığında bekleme pasif bir duruma dönüşmekten çıkar. Bununla birlikte görev vermek her zaman mümkün değilse “Tencereyi masaya koyduğumda başlayacağız” gibi net bir açıklama yapılabilir.
Market sırasında beklemeyi kolaylaştırmak
Market sıraları yetişkinler için bile yorucu olabilir. Küçük bir çocuğun hareket etmeden uzun süre beklemesi daha da zor olabilir.
Alışveriş öncesinde sırada beklenebileceği söylenebilir. Çocuğa kasaya yaklaşırken küçük bir görev verilebilir:
- Sepetteki ürünleri saymak
- Ödenecek ürünleri banda koymaya yardımcı olmak
- Alışveriş listesindeki son ürünü kontrol etmek
- Fişi yetişkinden almak
- Poşete hafif bir ürünü yerleştirmek
Çocuk sabırsızlandığında insanların içinde utandırılmamalıdır. “Herkes bekliyor, sen de beklemek zorundasın” demek yerine “Sıra yavaş ilerliyor ve sıkıldın. Önümüzde iki kişi kaldı” denilebilir.
Parkta sıra beklemekte zorlanan çocuğa yaklaşım
Kaydırak, salıncak ve diğer oyun araçları çocukların en çok sıra beklemekte zorlandığı alanlar arasındadır. Çünkü istediği oyun aracı gözünün önündedir ve diğer çocukların kullanmasını izlemek zorunda kalır.
Parkta sıra düzeni açık biçimde anlatılabilir:
“Önünde iki çocuk var. Onlar bitirince senin sıran gelecek.”
Çocuk öne geçmeye çalışırsa fiziksel olarak sert biçimde çekmek yerine sıranın sonu gösterilebilir. Başka çocukların hakkının bulunduğu basit bir dille açıklanabilir.
Bekleme çok uzunsa çocuk başka bir oyun aracına yönlendirilebilir. Ancak her zorlandığında sırasından tamamen vazgeçmek zorunda bırakılmamalıdır. Bazen kısa süre bekleyip sırasına ulaşması, becerinin gelişmesi açısından değerli bir deneyim olabilir.
Kardeşler arasında oyuncak sırası nasıl belirlenebilir
Kardeşlerin aynı oyuncağı istemesi evde sık yaşanan bir durumdur. Oyuncağın hemen bir çocuktan alınıp diğerine verilmesi, iki taraf açısından da adaletsizlik hissi oluşturabilir.
Oyuncağı ilk kullanan çocuk için kısa ve belirli bir süre tanınabilir. Kum saati veya zamanlayıcı kullanılabilir. Süre bittiğinde sıra diğer çocuğa geçebilir.
Küçük çocuklarda süre çok uzun tutulmamalıdır. Beş dakikalık bir süre bile bazı oyuncaklar için yeterli olabilir. Burada önemli olan çocuğun sıranın gerçekten geleceğini deneyimlemesidir.
Zaman dolduğunda yetişkinin oyuncağı hemen zorla çekmesi yerine geçişi hatırlatması daha uygun olabilir:
“Süren bitti. Şimdi kardeşinin sırası. Sonra yeniden sana gelebilir.”
Konuşma sırasında araya giren çocuğa nasıl destek olunur
Çocuklar yetişkinlerin konuşmasını sık sık bölebilir. Söyleyeceği şeyi unutacağını düşünebilir veya bekleme süresini tahmin edemeyebilir.
Çocuğa “Sus, sözümü kesme” demek yerine konuşma sırası gösterilebilir:
“Seni duydum. Bu cümleyi bitirdikten sonra seni dinleyeceğim.”
Yetişkin gerçekten cümlesini bitirdikten sonra çocuğa dönmelidir. Çocuk beklediği hâlde uzun süre dikkate alınmazsa bir sonraki sefer beklemeye güvenmeyebilir.
Çocuk önemli veya acil bir şey söylemek istediğinde kullanabileceği bir işaret öğretilebilir. Örneğin elini ebeveynin koluna koyabilir. Ebeveyn de elini çocuğun elinin üzerine koyarak onu fark ettiğini gösterebilir.
Bu yöntem, çocuğun konuşmayı bağırarak kesmeden ihtiyaç duyduğu ilgiyi kısa süre içinde almasına yardımcı olabilir.
Ekran açılmasını beklerken yaşanan gerginlik
Çocuk ekran süresinin başlamasını beklerken sürekli soru sorabilir veya cihazı kendisi açmaya çalışabilir. Bu durumda ekran kullanımının ne zaman başlayacağı önceden belirlenebilir.
“Birazdan açacağım” yerine daha somut bir ifade kullanılabilir:
“Oyuncaklarını kutuya koyduktan ve yemek masasını topladıktan sonra ekran süren başlayacak.”
Ekran bekleme sırasında ödül gibi sürekli kullanılmamalıdır. Günlük düzenin belirli bir parçasıysa başlangıç ve bitiş zamanı mümkün olduğunca tutarlı olmalıdır.
Ekran açılmadığında yoğun öfke yaşanıyorsa ağlamayı durdurmak için süre sürekli erkene alınmamalıdır. Çocuğun duygusu kabul edilirken belirlenen zaman korunabilir.
Beklerken öfkelenen çocuğa nasıl yaklaşılmalı
Çocuk beklemek zorunda kaldığında ağlayabilir, bağırabilir veya eşyaları fırlatabilir. Bu durumda duygusu ile davranışı birbirinden ayrılmalıdır.
“Beklemek istemediğini görüyorum” denilerek duygusu kabul edilebilir. Ardından güvenli sınır açıklanabilir:
“Kızabilirsin ama oyuncağı fırlatmana izin veremem.”
Çocuk sakinleşmeden uzun açıklamalar yapmak etkili olmayabilir. Önce zarar verme davranışı durdurulmalı, daha sonra neyin zor geldiği konuşulmalıdır.
Yoğun ağlama ve öfke anlarında uygulanabilecek yaklaşımlar için Kalabalık Ortamda Ağlama Krizi Yaşayan Çocuğa Yaklaşım başlıklı içerik incelenebilir.
Duyguyu kabul etmek sınırı kaldırmak değildir
Bazı ebeveynler çocuğun duygusunu kabul ettiklerinde sınırın zayıflayacağını düşünebilir. Oysa “Beklemek seni çok kızdırdı” demek, sırayı değiştirmek anlamına gelmez.
Çocuğun duygusunun görülmesi, yaşadığı zorluğun anlaşılmasını sağlar. Sınır ise davranış ve zaman konusunda devam eder:
“Oyuncağı şimdi istiyorsun ve beklemek zor geliyor. Zamanlayıcı çaldığında sıra sana gelecek.”
Bu yaklaşım çocuğa hem duygusunun kabul edildiğini hem de her duygunun kuralları değiştirmediğini gösterebilir.
Çocuğu beklediği için sürekli ödüllendirmek gerekir mi
Bekleme davranışını geliştirmek için her seferinde oyuncak, yiyecek veya ekran süresi vermek gerekli değildir. Sürekli maddi ödül kullanılması, çocuğun yalnızca karşılığında bir şey alacağı zaman beklemesine neden olabilir.
Davranışı doğal biçimde fark etmek çoğu zaman yeterlidir:
- “Sıranın gelmesini bekledin.”
- “Ben konuşmamı bitirene kadar yanında durdun.”
- “Oyuncağı kardeşinden çekmeden bekledin.”
- “Sırada sıkıldın ama yanımda kaldın.”
Bu ifadeler çocuğa neyi başardığını gösterir. Bazen birlikte gülümsemek, sarılmak veya oyuna devam etmek de yeterli bir karşılık olabilir.
Bekleyemediğinde çocuğu utandırmamak gerekir
“Sen hiç sabırlı değilsin”, “Bebekler gibi davranıyorsun” veya “Kardeşin senden daha güzel bekliyor” gibi ifadeler çocuğun kendisini yetersiz hissetmesine neden olabilir.
Bekleme becerisi gelişimsel bir süreçtir. Çocuğun o an yapamadığı davranış, kişiliğinin değişmez bir özelliği olarak sunulmamalıdır.
“Bugün sırada beklemek sana zor geldi” ifadesi, “Sen sabırsız bir çocuksun” demekten daha uygundur. Birincisi belirli bir olayı anlatırken ikincisi çocuğun kimliğini hedef alır.
Kardeşlerle karşılaştırma bekleme becerisini geliştirmez
Her çocuğun hareket düzeyi, dili, dikkat süresi ve yeni becerilere uyum hızı farklı olabilir. Kardeşlerden birinin daha uzun süre bekleyebilmesi diğer çocuğun isteksiz olduğu anlamına gelmez.
Karşılaştırmalar çocuğun sırayı öğrenmesine değil, kardeşine karşı öfke veya yetersizlik hissetmesine neden olabilir.
Çocuğun bugünkü davranışı geçmişteki kendi davranışıyla karşılaştırılabilir:
“Geçen hafta sırada hemen ayrılmak istemiştin. Bugün iki kişi geçene kadar bekledin.”
Böylece gelişim, başka bir çocuk üzerinden değil çocuğun kendi ilerlemesi üzerinden değerlendirilir.
Ebeveynin davranışı güçlü bir örnektir
Çocuklar yalnızca kendilerine söylenenleri değil, yetişkinlerin günlük hayattaki davranışlarını da gözlemler. Ebeveyn trafikte, kasada veya telefonda beklerken yoğun öfke gösteriyorsa çocuk bekleme sırasında benzer davranışları öğrenebilir.
Yetişkin kendi bekleme sürecini kısa cümlelerle ifade edebilir:
- “Sıra yavaş ilerliyor ama bizim sıramız da gelecek.”
- “Şu anda beklemek zor geliyor, biraz nefes alacağım.”
- “Telefonla konuşan kişinin bitirmesini bekliyorum.”
- “Yemeğin pişmesi zaman alıyor, bu sırada masayı hazırlayacağım.”
Çocuk böylece beklerken rahatsız hissetmenin normal olduğunu ve bu duygunun farklı yollarla yönetilebileceğini görebilir.
Verilen sözlerin tutulması güveni artırır
Yetişkin “Beş dakika sonra seninle oynayacağım” deyip daha sonra bunu unutursa çocuk beklemenin sonunda istediği şeyin gerçekleşeceğine güvenmeyebilir.
Bu durum tekrarlandığında çocuk yetişkinin sözünü beklemek yerine sürekli hatırlatma yapmaya veya hemen ilgi almaya çalışabilir.
Bekleme süresi verildiğinde mümkün olduğunca söz tutulmalıdır. Gecikme olacaksa çocuk bilgilendirilmelidir:
“Beş dakika demiştim ama işim uzadı. İki dakika daha gerekiyor. Zamanlayıcıyı yeniden kuruyorum.”
Bu açıklama çocuğun bekleme süresinin belirsiz biçimde uzamadığını anlamasına yardımcı olabilir.
Bekleme becerisi için günlük kısa çalışmalar
Bekleme becerisini geliştirmek amacıyla özel bir eğitim programı hazırlamak gerekmez. Günlük yaşam içindeki küçük fırsatlar yeterli olabilir.
Uygulanabilecek kısa çalışmalar şunlardır:
- İçeceğini doldururken birkaç saniye beklemesini istemek
- Oyunda sırayla hareket etmek
- Kapıdan çıkmadan önce herkesin hazırlanmasını beklemek
- Asansör gelene kadar katları saymak
- Fırındaki yemeğin pişmesini zamanlayıcıyla takip etmek
- Kitap sayfasını sırayla çevirmek
- Topu atmadan önce kısa bir işaret beklemek
- Oyuncak değişiminde kısa süreli zamanlayıcı kullanmak
Çocuk başarılı olduğunda süre hemen çok fazla artırılmamalıdır. Küçük ve sürdürülebilir ilerleme, bir kez yaşanan uzun beklemeden daha öğretici olabilir.
Bekleme süresini kademeli biçimde artırmak
Çocuğun rahatça bekleyebildiği süre belirlendikten sonra küçük artışlar yapılabilir. Örneğin otuz saniye bekleyebilen bir çocuktan bir anda on dakika beklemesi beklenmemelidir.
Süre önce bir dakikaya, daha sonra iki dakikaya çıkarılabilir. Çocuğun yorgun veya aç olduğu günlerde süre yeniden kısaltılabilir.
Gelişimin her gün aynı ilerlemesi beklenmemelidir. Çocuk bir gün beş dakika bekleyebilirken başka bir gün bir dakikada zorlanabilir. Günlük koşullar davranışı etkileyebilir.
Bekleme sırasında seçenek sunmak
Çocuk ne kadar bekleyeceğini kontrol edemese bile bu sürede ne yapacağı konusunda küçük bir seçim yapabilir.
Örneğin şu seçenekler sunulabilir:
- “Beklerken kitabına mı bakalım, arabayla mı oynayalım?”
- “Kardeşinin sırası bitene kadar yanımda mı oturmak istersin, masada mı beklemek istersin?”
- “Yemek hazır olana kadar peçeteleri mi, kaşıkları mı yerleştireceksin?”
- “Doktoru beklerken resim mi çizmek istersin, hikâye mi dinlemek istersin?”
Seçeneklerin ikisi de yetişkin açısından kabul edilebilir olmalıdır. Gerçekte uygulanamayacak bir seçim sunulmamalıdır.
Beklemeyi öğretirken ekran kullanımı
Telefon ve tablet, bekleme anlarını hızlı biçimde kolaylaştırabilir. Ancak çocuk her bekleme sırasında ekrana yönelirse dikkatini farklı yollarla düzenleme fırsatı azalabilir.
Uzun yolculuk veya zorunlu bekleme gibi durumlarda ekran aile tarafından belirlenen sınırlar içinde kullanılabilir. Bununla birlikte kısa market sıraları, restoran beklemeleri veya doktor randevularında zaman zaman ekransız seçeneklere de yer verilebilir.
Amaç ekranı tamamen yasaklamak değil, çocuğun yalnızca ekranla sakinleşebildiği bir düzen oluşmasını önlemektir.
Bekleme sırasında hareket ihtiyacı unutulmamalı
Çocukların uzun süre hareketsiz kalması zor olabilir. Özellikle gün boyunca yeterince hareket etmemiş bir çocuktan kalabalık bir ortamda sessizce oturması bekleniyorsa huzursuzluk artabilir.
Uzun bir bekleme öncesinde kısa yürüyüş, açık alanda hareket veya basit bir oyun yararlı olabilir. Bekleme ortamı uygunsa çocuk sessiz ve güvenli küçük hareketler yapabilir.
Örneğin ayakta beklerken parmak uçlarına yükselmek, yerdeki kareleri saymak veya ellerle sessiz bir ritim tutmak hareket ihtiyacını kısmen karşılayabilir.
Açlık ve yorgunluk bekleme davranışını etkiler
Çocuk uykusuz, aç veya hastaysa normalde yapabildiği bekleme davranışında zorlanabilir. Böyle anlarda yaşanan tepkiyi yalnızca eğitimsizlik olarak değerlendirmek doğru olmayabilir.
Uzun bir programa çıkmadan önce temel ihtiyaçlar kontrol edilebilir. Çocuğun uyku saatinde alışveriş planlamak, yemek saatini uzun süre geçirmek veya dinlenmeden birden fazla etkinliğe katılmak yoğun tepkileri artırabilir.
Her zorlanmada programı tamamen iptal etmek gerekmez. Ancak çocuğun fiziksel sınırları dikkate alınarak beklenti azaltılabilir.
Bekleme becerisi okul yaşamını nasıl etkiler
Bekleme becerisi yalnızca market ve oyun alanıyla sınırlı değildir. Okul ortamında söz hakkı beklemek, öğretmenin yönergesini tamamlamasını dinlemek, sırada durmak ve grup etkinliğinde başka çocukların katkılarına zaman tanımak gerekir.
Evde sıra alma deneyimi yaşayan çocuk okulda bu düzeni daha kolay anlayabilir. Ancak okulda zorlanması çocuğun isteksiz olduğu anlamına gelmez. Kalabalık, dikkat dağıtıcı uyaranlar ve yeni kurallar davranışı etkileyebilir.
Öğretmenden alınan gözlemlerle evdeki davranış birlikte değerlendirilebilir. Çocuk yalnızca belirli ortamlarda zorlanıyorsa o ortamın koşulları ayrıca düşünülmelidir.
Bekleme becerisi arkadaş ilişkilerini nasıl etkiler
Arkadaşlık sırasında çocuklar oyuncak, konuşma, oyun seçimi ve liderlik konusunda sıra almak zorunda kalabilir. Her zaman ilk olmak isteyen veya başkasının sözünü sürekli kesen çocuk, akranlarıyla anlaşmazlık yaşayabilir.
Bu durum çocuğun kötü niyetli olduğu anlamına gelmez. Sıra alma ve bekleme konusunda daha fazla uygulamaya ihtiyaç duyuyor olabilir.
Evde oyun kurarken oyuncakların sırayla kullanılması, herkesin bir oyun seçmesi veya hikâyede sırayla konuşulması sosyal bekleme becerisini destekleyebilir.
Çocuğun ilerlemesi nasıl takip edilebilir
Bekleme becerisindeki gelişim yalnızca sürenin uzamasıyla ölçülmemelidir. Çocuğun davranış biçimindeki değişiklikler de önemlidir.
| Gözlem alanı | Gelişimi gösterebilecek davranış |
|---|---|
| Süre | Daha önce beklediğinden biraz daha uzun süre beklemesi |
| İletişim | Ağlamak yerine ne kadar kaldığını sorması |
| Duygu | Kızgın olduğunu kelimelerle ifade etmesi |
| Alternatif | Beklerken başka bir uğraş seçebilmesi |
| Sıra | Başkasının sırası olduğunu kabul etmesi |
| Hatırlatma | Daha az yetişkin hatırlatmasıyla beklemesi |
| Toparlanma | Zorlandıktan sonra daha kısa sürede sakinleşmesi |
Çocuk her ortamda aynı davranışı göstermeyebilir. Evde rahatça beklerken kalabalık veya gürültülü bir ortamda daha fazla desteğe ihtiyaç duyabilir.
Bekleme çalışmaları cezaya dönüşmemeli
Çocuğu “sabırlı olmayı öğrensin” düşüncesiyle gereksiz yere bekletmek doğru değildir. Bekleme becerisi günlük yaşamın doğal akışı içinde desteklenmelidir.
Çocuğun istediği şeyi bilerek geciktirmek, söz verilen süreyi sürekli uzatmak veya ağladığında daha fazla bekleme cezası vermek güveni zedeleyebilir.
Bekleme süresi önceden açıklanmalı, gerçekçi olmalı ve mümkün olduğunca söz verilen zamanda sona ermelidir.
Çocuğun her bekleyemediği durumda ceza vermek
Beklemekte zorlanan çocuğa sürekli ceza verilmesi, becerinin gelişmesini sağlamayabilir. Çocuk neden zorlandığını anlamadan yalnızca duygusunu göstermemesi gerektiğini öğrenebilir.
Vurma, eşya fırlatma veya başkasının sırasını zorla alma gibi davranışların sonucu olabilir. Ancak sonuç davranışla bağlantılı ve yaşa uygun olmalıdır.
Örneğin oyuncak fırlatıldıysa oyuncak kısa süre kaldırılabilir. Ancak günler sonra ilgisiz bir etkinliğin iptal edilmesi, çocuğun davranışla sonuç arasında bağlantı kurmasını zorlaştırabilir.
Ebeveynin aceleciliği çocuğa yansıyabilir
Günlük yaşamda sürekli “Hadi”, “Çabuk ol” ve “Bekleyecek zamanımız yok” ifadeleri kullanılıyorsa çocuk sakin bir bekleme örneğini daha az görebilir.
Aile yaşamında her zaman yavaş hareket etmek mümkün değildir. Ancak bazı anlarda acele duygusu azaltılabilir. Evden çıkış hazırlığını biraz erken başlatmak veya çocuğun kendi işini yapmasına zaman tanımak karşılıklı sabrı destekleyebilir.
Çocuk bir işi yaparken sürekli hızlandırıldığında kendisi de beklemeyi gereksiz veya katlanılmaz bir durum olarak görebilir.
Çocuk beklerken yetişkin sözünü unutmamalı
Çocuk sırasını beklediğinde ancak yetişkin başka işlere dalıp onu unutursa güven duygusu zarar görebilir. “Birazdan seni dinleyeceğim” denildiyse mümkün olduğunca kısa süre içinde çocuğa dönülmelidir.
Yetişkin unuttuğunu fark ettiğinde bunu kabul edebilir:
“Sana beklemeni söyledim ama sonra seni dinlemeyi unuttum. Bu benim hatamdı.”
Bu yaklaşım çocuğa yetişkinlerin de hata yapabildiğini ve sorumluluk alabileceğini gösterir.
Bekleme becerisi ne zaman daha kolay gelişir
Çocuk kendisini güvende hissettiğinde, sınırlar öngörülebilir olduğunda ve bekleme sonunda verilen söz gerçekleştiğinde süreç daha kolay ilerleyebilir.
Beceriyi destekleyen temel yaklaşım şöyle özetlenebilir:
- Kısa sürelerle başlamak
- Beklemenin ne zaman biteceğini göstermek
- Çocuğun temel ihtiyaçlarını dikkate almak
- Beklerken yapabileceği bir seçenek sunmak
- Duygusunu kabul ederken sınırı korumak
- Verilen sözü mümkün olduğunca tutmak
- Başka çocuklarla karşılaştırmamak
- Küçük ilerlemeleri doğal biçimde fark etmek
- Süreyi kademeli artırmak
Hangi durumlarda uzman görüşü değerlendirilebilir
Çocukların beklemekte zaman zaman zorlanması gelişim sürecinde görülebilir. Ancak zorlanma çok yoğun, sürekli ve günlük yaşamın birçok alanını belirgin biçimde etkiliyorsa kişisel durumun daha ayrıntılı değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Şu durumlarda çocuk doktoru veya çocuk gelişimi alanında yetkin bir uzmandan görüş alınması düşünülebilir:
- Çocuğun çok kısa beklemelerde bile kendisine veya başkasına zarar vermesi
- Sıra bekleme güçlüğünün okul ve arkadaşlık ilişkilerini belirgin biçimde etkilemesi
- Çocuğun bekleme sırasında her seferinde uzun süreli yoğun kriz yaşaması
- Dikkat, iletişim, uyku veya günlük rutinlerle ilgili başka belirgin güçlüklerin bulunması
- Çocuğun yaşına uygun desteklere rağmen uzun süre ilerleme göstermemesi
- Ebeveynin süreci yönetirken sürekli çaresiz veya tükenmiş hissetmesi
Uzman görüşü almak çocuğa bir etiket koymak anlamına gelmez. Amaç çocuğun gelişim özelliklerini, ihtiyaçlarını ve günlük yaşamda kullanılabilecek destekleri daha ayrıntılı değerlendirmektir.
Bekleme becerisi küçük deneyimlerle güçlenir
Çocuklarda bekleme becerisi nasıl gelişir sorusunun yanıtı tek bir yöntemden oluşmaz. Beklemek; zaman kavramı, öz denetim, dikkat, iletişim ve duyguları düzenleme gibi farklı becerilerle birlikte gelişir.
Çocuğa yalnızca “Sabırlı ol” demek yerine ne kadar bekleyeceği, bekleme sonunda ne olacağı ve bu sırada ne yapabileceği açıklanabilir. Çok kısa sürelerle başlamak, zamanlayıcı ve görsel işaretlerden yararlanmak, oyunlarda sıra almak ve yetişkinin verdiği sözü tutması süreci destekleyebilir.
Çocuğun beklerken zorlanması, duygusunun geçersiz olduğu anlamına gelmez. “Beklemek seni kızdırdı” denilerek duygu kabul edilirken sıra ve sınır korunabilir.
Bekleme becerisi çocuğun uzun süre sessiz kalması değil, zorlandığında kendisine ve çevresine zarar vermeden duygusunu yönetebilmeyi zaman içinde öğrenmesidir. Küçük ilerlemeler fark edildiğinde ve beklentiler gelişim dönemine uygun tutulduğunda çocuk günlük hayattaki bekleme anlarını daha kolay yönetebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Çocukların gelişim dönemleri, zaman algıları, dikkat süreleri, duygularını ifade etme biçimleri ve aile dinamikleri farklılık gösterebilir. İçerikte yer alan açıklamalar kişiye özel tıbbi, psikolojik, gelişimsel veya aile danışmanlığı niteliği taşımaz. Bekleme ve sıra alma güçlüğü çocuğun günlük yaşamını, okul uyumunu veya sosyal ilişkilerini belirgin biçimde etkiliyor; yoğun ve uzun süreli tepkilere ya da zarar verme davranışlarına eşlik ediyorsa çocuğun kişisel durumuna uygun profesyonel destek alınması değerlendirilebilir.