Anne hayır dedikten sonra çocuğun babadan izin istemesi, birçok ailede günlük yaşamın içinde ortaya çıkan oldukça tanıdık bir durumdur. Çocuk annesinden istediği cevabı alamadığında aynı isteği babasına yöneltebilir veya bunun tam tersini yapabilir. İlk bakışta küçük bir davranış gibi görünse de bu durum sık tekrarlandığında evdeki kuralların uygulanmasını zorlaştırabilir ve anne baba arasında gereksiz tartışmalara yol açabilir.
- 1. Çocuk Neden Bir Ebeveynden Diğerine Gider
- 2. Anne Hayır Dedikten Sonra Babaya Sormak Ne Zaman Alışkanlığa Dönüşür
- 3. Ebeveynlerin Farklı Düşünmesi Normaldir
- 4. Babaya Aynı Soruyu Sorduğunda İlk Tepki Nasıl Olmalı
- 5. İlk Verilen Karar Her Zaman Değişmeden Kalmalı mı
- 6. Çocuğun İlk Cevabı Gizlemesi
- 7. Anne ve Baba Birbirinin Kararını Sürekli Değiştirirse Ne Olur
- 8. Çocuğun Yanında Anne Babayı Suçlamak Sorunu Büyütebilir
- 9. Bir Ebeveynin Sürekli Katı, Diğerinin Sürekli Esnek Olması
- 10. Ebeveynler Hangi Konularda Önceden Ortak Karar Alabilir
- 11. Kurallar Çocuğun Yaşına Göre Değişebilir
- 11.1. Küçük Çocuklarda
- 11.2. Okul Çağındaki Çocuklarda
- 11.3. Daha Büyük Çocuklarda
- 12. Çocuk Sürekli Pazarlık Yapıyorsa
- 13. Anne Babadan Birinin Çocuğun Gönlünü Almak İçin İzin Vermesi
- 14. Büyükanne ve Büyükbabanın Karara Müdahale Etmesi
- 15. Çocuk “Babam İzin Verdi” Dediğinde Kontrol Etmek Gerekir mi
- 16. Bir Ebeveyn Karar Verirken Diğerini Sürekli Aramalı mı
- 17. Çocuğa Anne ve Babanın Takım Olduğu Nasıl Gösterilir
- 18. Çocuğun Karara İtiraz Etmesine İzin Verilmeli mi
- 19. Ebeveynlerden Biri Yanlış Karar Verdiğini Düşünürse
- 20. Ebeveynler Arasındaki Eski Sorunlar Çocuğun İzinlerine Yansımamalı
- 21. Evde Kullanılabilecek Basit Bir Kural
- 22. Davranış Tekrarlandığında Ceza Vermek Gerekir mi
- 23. Anne Baba Tutarlılığı Mükemmel Olmak Demek Değildir
- 24. Çocukla Sonradan Konuşmak Faydalı Olabilir
- 25. Anne Hayır Dedikten Sonra Çocuğun Babadan İzin İstemesi Nasıl Azalır
Çocuğun bunu yapması her zaman bilinçli biçimde anne babayı birbirine karşı kullanmaya çalıştığı anlamına gelmez. Bazen yalnızca farklı bir cevap alma ihtimalini dener. Çocuklar hangi davranışın hangi sonucu doğurduğunu gözlemleyerek öğrenir. Bir ebeveynden “hayır” cevabı aldıktan sonra diğerinden “evet” alabildiğini fark ettiğinde aynı yöntemi yeniden denemesi oldukça anlaşılırdır.
Asıl önemli olan, anne ve babanın bu davranış karşısında nasıl bir tutum geliştirdiğidir. Ebeveynler birbirinin kararını sürekli değiştirirse çocuk hangi sınırın gerçekten geçerli olduğunu anlamakta zorlanabilir. Buna karşılık her konuda tamamen aynı düşünmek de zorunlu değildir. Önemli olan çocuğun önünde birbirinin sözünü geçersiz hâle getirmemek ve farklı görüşleri kendi aralarında konuşabilmektir.
Ebeveynlikte günlük sınırlar, kurallar ve aile içindeki tutumlarla ilgili diğer içeriklere Ebeveynlik kategorisinden ulaşılabilir.
Çocuk Neden Bir Ebeveynden Diğerine Gider
Çocuğun aynı isteği farklı ebeveynlere yöneltmesinin arkasında tek bir neden bulunmaz. Yaşı, önceki deneyimleri, ailedeki iletişim biçimi ve isteğin kendisi davranışı etkileyebilir.
Bazı çocuklar gerçekten cevabın değişebileceğini düşünür. Örneğin anne “Bugün tablet yok” dediğinde çocuk babasına giderek aynı isteği tekrar sorabilir. Daha önce babadan izin alabildiyse bu davranışın işe yaradığını öğrenmiş olur.
Bazen de çocuk, hangi ebeveynin daha esnek olduğunu fark eder. Anne yemek konusunda daha katı, baba ekran süresinde daha rahat olabilir. Çocuk da istediği şeyin türüne göre hangi ebeveyne gitmesi gerektiğini zamanla öğrenebilir.
Bu davranış bazen basit bir meraktan da kaynaklanabilir. Çocuk “Babam ne diyecek?” diye gerçekten farklı bir görüş duymak isteyebilir. Bu nedenle her tekrar eden isteği kötü niyetli davranış olarak yorumlamak doğru değildir.
Anne Hayır Dedikten Sonra Babaya Sormak Ne Zaman Alışkanlığa Dönüşür
Davranış bir iki kez ortaya çıktığında genellikle büyük bir sorun değildir. Ancak çocuk hemen her istekte önce bir ebeveyne, istediği cevabı alamazsa diğerine gidiyorsa bu artık öğrenilmiş bir yöntem hâline gelmiş olabilir.
Özellikle şu durumlar sık görülüyorsa ebeveynlerin ortak bir yaklaşım belirlemesi yararlı olabilir:
- Bir ebeveyn hayır dedikten hemen sonra diğerine aynı sorunun sorulması
- Çocuğun ilk aldığı cevabı diğer ebeveynden gizlemesi
- “Annem izin verdi” veya “Babam evet dedi” diyerek gerçeği farklı aktarması
- Bir ebeveynin kararının diğeri tarafından sık sık değiştirilmesi
- Çocuğun hangi ebeveynin daha kolay ikna olduğunu bilerek hareket etmesi
- Anne ve babanın çocuğun yanında sürekli birbirinin kararını tartışması
Burada sorun yalnızca çocuğun davranışı değildir. Çocuk, aile içinde gördüğü karar sistemine uyum sağlar. Eğer farklı kapılardan farklı sonuçlar çıktığını görüyorsa bunu kullanmaya devam etmesi şaşırtıcı değildir.
Ebeveynlerin Farklı Düşünmesi Normaldir
Anne ve babanın her konuda aynı görüşe sahip olması beklenmemelidir. Bir ebeveyn daha erken uyku saatini savunurken diğeri hafta sonlarında biraz esneklik isteyebilir. Biri dışarı çıkmadan önce ödevlerin bitmesini önemserken diğeri çocuğun önce dinlenmesini tercih edebilir.
Farklı düşünmek sorun değildir. Sorun, bu farklılığın çocuğun önünde bir güç mücadelesine dönüşmesidir.
Örneğin anne “Bugün parka gitmek için geç oldu” dediğinde baba çocuğun yanında “Ne olacak, bırak gitsin” diyerek kararı geçersiz hâle getirirse çocuk yalnızca parka gitmeyi öğrenmez. Aynı zamanda anne ile baba arasında karar değiştirebileceği bir alan bulunduğunu da öğrenebilir.
Daha sağlıklı yaklaşım, farklı düşünen ebeveynin önce diğer yetişkinle konuşmasıdır. Çocuğun önünde verilen cevap daha sonra gerekirse birlikte değiştirilebilir. Böylece çocuk kararın bir ebeveynin diğerini yenmesiyle değil, yetişkinlerin yeniden değerlendirmesiyle değiştiğini görür.
Babaya Aynı Soruyu Sorduğunda İlk Tepki Nasıl Olmalı
Çocuk anneden hayır cevabı aldıktan sonra babaya aynı isteği yönelttiğinde babanın hemen cevap vermesi yerine önce durumu öğrenmesi daha sağlıklı olabilir.
Şu tür kısa sorular kullanılabilir:
- “Bunu annene sordun mu?”
- “Annen ne söyledi?”
- “Bu konuda daha önce bir karar verildi mi?”
Çocuk annesinin hayır dediğini söylüyorsa baba hemen ikinci bir karar vermek yerine “Annenle konuşalım” diyebilir. Böylece çocuk bir ebeveynin kararını diğer ebeveyn üzerinden değiştirme alışkanlığı geliştirmez.
Aynı yaklaşım ters durumda da geçerlidir. Baba hayır dedikten sonra çocuk anneye gidiyorsa anne de önce babanın ne söylediğini öğrenebilir.
İlk Verilen Karar Her Zaman Değişmeden Kalmalı mı
Hayır. Ebeveyn tutarlılığı, bir kez verilen kararın hiçbir koşulda değiştirilemeyeceği anlamına gelmez. Bazen ilk karar eksik bilgiyle verilmiş olabilir veya koşullar değişebilir.
Örneğin anne çocuğun arkadaşına gitmesine izin vermemiş olabilir çünkü ödevlerinin tamamlanmadığını düşünüyordur. Daha sonra ödevlerin aslında tamamlandığı anlaşılırsa karar yeniden değerlendirilebilir.
Buradaki önemli fark şudur: Karar, çocuk diğer ebeveyne giderek istediği cevabı aldığı için değil, anne ve baba yeni bilgiyi birlikte değerlendirdiği için değişmelidir.
Çocuğa da bu fark açık biçimde anlatılabilir:
“Annenin verdiği cevabı değiştirmek için bana gelmen doğru değil. Ama yeni bir durum varsa birlikte tekrar konuşabiliriz.”
Çocuğun İlk Cevabı Gizlemesi
Bazı çocuklar diğer ebeveyne giderken daha önce aldığı cevabı söylemeyebilir. Örneğin baba “Olmaz” demişken çocuk anneye yalnızca “Dışarı çıkabilir miyim?” diye sorabilir.
Anne durumdan habersizse izin verebilir. Daha sonra babanın daha önce hayır dediği ortaya çıktığında ebeveynler arasında tartışma yaşanabilir.
Bu durumda çocuğu uzun süre azarlamak yerine aile içinde açık bir kural belirlemek daha yararlı olabilir:
“Birimizden cevap aldıysan diğerimize sorarken bunu söylemelisin.”
Bu kural yalnızca izin taleplerinde değil, para isteme, ekran süresi, arkadaş ziyareti veya alışveriş gibi konularda da geçerli olabilir.
Anne ve Baba Birbirinin Kararını Sürekli Değiştirirse Ne Olur
Ebeveynlerden biri diğerinin kararlarını sık sık geçersiz hâle getirirse çocuk hangi sınırın gerçek olduğunu anlamakta zorlanabilir. Kurallar kişiye göre değişmeye başlar.
Örneğin:
- Anne ekran süresini sınırlar, baba her seferinde ek süre verir.
- Baba yatma saatini belirler, anne “Bugünlük biraz daha otursun” diyerek sürekli uzatır.
- Anne oyuncak alınmayacağını söyler, baba çocuk üzülmesin diye mağazada oyuncağı satın alır.
- Baba çocuğun odasını toplamasını ister, anne işi onun yerine yapar.
Bu tür durumlar ara sıra yaşandığında ciddi bir sorun olmayabilir. Ancak sürekli tekrarlandığında çocuk kuralları değil, hangi yetişkinin daha kolay ikna edileceğini takip etmeye başlayabilir.
Evdeki kuralların yetişkinler için de tutarlı olması hakkında Evdeki kurallara ebeveynler de uymalı mı başlıklı içerik de incelenebilir.
Çocuğun Yanında Anne Babayı Suçlamak Sorunu Büyütebilir
Çocuk aynı isteği diğer ebeveyne yönelttiğinde anne veya babanın birbirini suçlaması davranışın kendisinden daha büyük bir soruna dönüşebilir.
“Sen zaten her şeye izin veriyorsun” veya “Çocuğa sürekli hayır diyorsun” gibi ifadeler çocuğun yanında söylendiğinde ebeveynler arasında açık bir ayrılık görüntüsü oluşur.
Çocuk bu tartışmada kendisini suçlu hissedebilir veya hangi ebeveyne yaklaşırsa istediğini elde edeceğini öğrenebilir.
Farklı görüş varsa çocuk ortamdan ayrıldıktan sonra konuşmak daha uygundur. Böylece yetişkinlerin fikir ayrılığı yaşaması doğal kalır; fakat çocuk bu farklılığın ortasında kalmaz.

Çocuklarıyla birlikte oturup aile kuralını sakin biçimde konuşan anne ve baba
Bir Ebeveynin Sürekli Katı, Diğerinin Sürekli Esnek Olması
Bazı ailelerde zamanla roller oluşabilir. Anne sürekli kuralları koyan kişi, baba ise çocuğun gönlünü yapan kişi hâline gelebilir. Başka bir ailede bunun tam tersi olabilir.
Bu durum başlangıçta pratik görünse de zamanla iki ebeveynin de ilişkisini zorlaştırabilir. Katı görülen ebeveyn çocuk tarafından sürekli “hayır diyen kişi” olarak algılanabilir. Daha esnek ebeveyn ise çocuğun her isteğinde başvurduğu kişi hâline gelebilir.
Kuralların ve keyifli aktivitelerin yalnızca bir ebeveynin sorumluluğunda olmaması daha dengeli bir yapı oluşturabilir. Her iki ebeveyn de gerektiğinde sınır koyabilir ve gerektiğinde esnek davranabilir.
Ebeveynler Hangi Konularda Önceden Ortak Karar Alabilir
Her istekte uzun bir görüşme yapmak mümkün değildir. Bu nedenle sık karşılaşılan bazı konularda önceden temel sınırlar belirlenebilir.
Örneğin aile içinde şu başlıklar konuşulabilir:
- Ekran süresi
- Uyku saatleri
- Arkadaş ziyaretleri
- Harçlık kullanımı
- Oyuncak ve alışveriş talepleri
- Ödev ve sorumluluklar
- Telefon kullanımı
- Dışarıda geçirilen süre
- Tatlı ve atıştırmalık tüketimi
- Misafirlik kuralları
Her ayrıntıyı önceden belirlemek gerekmez. Ama temel yaklaşım belli olduğunda ebeveynler günlük durumlarda birbirinden çok farklı cevaplar verme ihtimalini azaltabilir.
Kurallar Çocuğun Yaşına Göre Değişebilir
Küçük çocuklarla okul çağındaki veya ergenliğe yaklaşan çocukların aynı biçimde yönlendirilmesi beklenmemelidir.
Küçük Çocuklarda
Kısa ve net açıklamalar daha yeterli olabilir. Çocuğun uzun tartışmalarla ikna edilmesi gerekmez.
“Anne bu konuda cevap verdi. Aynı şeyi babaya tekrar sormuyoruz.”
Bu ifade sakin biçimde tekrar edilebilir.
Okul Çağındaki Çocuklarda
Çocuğa neden bu kuralın olduğu daha ayrıntılı anlatılabilir. Bir ebeveynden aldığı cevabı diğerinden saklamanın güveni zedelediği açıklanabilir.
Aynı zamanda çocuk yeni bir bilgi varsa bunu söyleyebilir. Böylece kurallar yalnızca itaat üzerine değil, açık iletişim üzerine kurulmuş olur.
Daha Büyük Çocuklarda
Yaş büyüdükçe çocukların karar süreçlerine daha fazla katılması önem kazanır. Ebeveynler “hayır” cevabının gerekçesini konuşabilir ve çocuğun görüşünü dinleyebilir.
Ancak ebeveynlerden birinin kararını gizlice diğerine değiştirtmeye çalışmak yerine konunun üç kişi arasında açık biçimde konuşulması beklenebilir.
Çocuk Sürekli Pazarlık Yapıyorsa
Bazı çocuklar “hayır” cevabından sonra yalnızca diğer ebeveyne gitmez, farklı pazarlık yöntemleri de deneyebilir.
Örneğin:
- “Babam olsa izin verirdi.”
- “Annem zaten sorun etmiyor.”
- “Herkesin ailesi izin veriyor.”
- “Sadece bugünlük olsun.”
- “Bir daha istemeyeceğim.”
Bu ifadeler karşısında ebeveynin uzun bir tartışmaya girmesi şart değildir. Karar verilmişse kısa biçimde tekrar edilebilir.
“Bunun seni üzdüğünü biliyorum ama kararımız değişmedi.”
Çocuğun üzülmesine veya hayal kırıklığı yaşamasına izin vermek de ebeveynliğin doğal bir parçasıdır. Her olumsuz duygunun hemen ortadan kaldırılması gerekmez.
Anne Babadan Birinin Çocuğun Gönlünü Almak İçin İzin Vermesi
Yoğun çalışan veya çocukla daha az zaman geçiren bir ebeveyn, birlikte olduğu süreyi tartışmayla geçirmek istemeyebilir. Bu nedenle diğer ebeveynin koyduğu sınırları gevşetebilir.
Örneğin hafta içinde çocuğu az gören baba, hafta sonunda istediği her şeyi yapmasına izin verebilir. Benzer biçimde çocukla daha fazla zaman geçiren anne de suçluluk duygusuyla bazı sınırları sürekli değiştirebilir.
Çocuğun sevgisini kazanmak için sürekli izin vermek kısa vadede kolaylık sağlasa da uzun vadede ebeveynler arasında dengesizlik yaratabilir. Çocukla güçlü bağ kurmanın tek yolu istediği her şeyi kabul etmek değildir.
Büyükanne ve Büyükbabanın Karara Müdahale Etmesi
Bazen konu yalnızca anne ve baba arasında kalmaz. Anne hayır dedikten sonra çocuk büyükannesine veya büyükbabasına giderek aynı isteği onlara da sorabilir.
Özellikle aynı evde veya aynı apartmanda yaşayan geniş ailelerde bu durum daha sık görülebilir. Büyükanne “Bir kereden bir şey olmaz” diyerek çocuğun isteğini yerine getirebilir.
Burada da yetişkinlerin ortak yaklaşımı önemlidir. Büyükanne ve büyükbabaya, anne babanın koyduğu temel kuralların çocuk önünde değiştirilmemesi gerektiği sakin biçimde anlatılabilir.
Aile büyüklerinin çocuk üzerindeki sınırları ve aile içindeki roller hakkında diğer içeriklere Aile Yaşamı kategorisinden ulaşılabilir.
Çocuk “Babam İzin Verdi” Dediğinde Kontrol Etmek Gerekir mi
Çocukların her söylediğinden şüphe etmek doğru değildir. Ancak daha önce izinleri farklı aktarma alışkanlığı oluşmuşsa ebeveynler kısa bir doğrulama yapabilir.
“Tamam, babanla bir konuşayım.”
Bu yaklaşım çocuğu yalancılıkla suçlamadan bilgiyi kontrol etmeyi sağlar.
Anne ve babanın birbirine kolayca ulaşabildiği durumlarda bu yöntem oldukça pratiktir. Zaman içinde çocuk verilen cevapların birbirinden gizlenemeyeceğini öğrendiğinde aynı davranış azalabilir.
Bir Ebeveyn Karar Verirken Diğerini Sürekli Aramalı mı
Her küçük karar için diğer ebeveynden onay almak da gerekli değildir. Bu durum ebeveynlerden birini karar veremeyen konuma düşürebilir.
Günlük ve küçük konularda evde bulunan ebeveyn karar verebilir. Daha önemli veya daha önce ortak kural belirlenmiş konularda ise diğer ebeveynle konuşulabilir.
Örneğin çocuğun hangi tişörtü giyeceği için diğer ebeveyni aramak gereksiz olabilir. Ancak geceyi arkadaşında geçirme gibi daha önemli bir konuda ortak karar verilmesi düşünülebilir.
Çocuğa Anne ve Babanın Takım Olduğu Nasıl Gösterilir
Ebeveynlerin “takım” olması her konuda aynı düşünmeleri anlamına gelmez. Çocuğun önünde birbirine saygılı davranmaları ve temel kararları açık biçimde paylaşmaları yeterlidir.
Şu tür ifadeler kullanılabilir:
- “Bu konuda babanla konuşup sana cevap vereceğiz.”
- “Annen zaten bir karar vermiş, önce onunla konuşalım.”
- “İkimiz farklı düşünüyoruz, biraz konuşup karar vereceğiz.”
- “Sana verdiğimiz cevap değişirse bunu birlikte söyleyeceğiz.”
Bu yaklaşım çocuğa yetişkinlerin farklı düşünebileceğini ama birbirini geçersiz hâle getirmeden karar verebildiğini gösterir.
Çocuğun Karara İtiraz Etmesine İzin Verilmeli mi
Çocuğun bir kararı beğenmemesi veya nedenini sorması saygısızlık olarak değerlendirilmemelidir. “Neden olmaz?” diye sormasına izin verilebilir.
Ancak açıklama yapmakla sonsuz pazarlık arasında sınır bulunmalıdır. Ebeveyn gerekçesini bir veya iki kez açıkladıktan sonra aynı tartışmayı tekrar tekrar sürdürmek zorunda değildir.
Örneğin:
“Bugün ekran süren bitti. Bunun seni kızdırdığını anlıyorum ama bugün için süre eklemeyeceğiz.”
Böylece hem çocuğun duygusu görülür hem de sınır korunur.
Ebeveynlerden Biri Yanlış Karar Verdiğini Düşünürse
Anne veya baba bazen diğer ebeveynin verdiği kararı gerçekten haksız bulabilir. Böyle bir durumda yalnızca “Onun kararı, yapacak bir şey yok” demek de sağlıklı olmayabilir.
Çocuk yanında değilken konu konuşulabilir. Eğer kararın değişmesi gerektiğine birlikte karar verilirse çocuğa açık biçimde söylenebilir:
“Bu konuyu yeniden konuştuk. İlk verdiğimiz kararı değiştirdik.”
Böylece çocuk, kararların düşünülerek değişebileceğini öğrenir. Ancak aynı zamanda ebeveynleri birbirine karşı kullanarak sonuç alamayacağını da görür.
Ebeveynler Arasındaki Eski Sorunlar Çocuğun İzinlerine Yansımamalı
Anne ve baba arasında başka konularda gerilim varsa çocukla ilgili kararlar bazen güç mücadelesine dönüşebilir.
Bir ebeveyn diğerine kızdığı için onun verdiği kararı bozabilir. Böylece asıl mesele çocuğun isteği olmaktan çıkar ve yetişkinler arasındaki tartışmanın bir parçasına dönüşür.
Bu durum çocuğun üzerinde gereksiz bir yük oluşturabilir. Eşler arasındaki anlaşmazlıklar mümkün olduğunca çocukla ilgili günlük sınırların dışında tutulmalıdır.
Eşler arasındaki iletişimle ilgili içeriklere Evlilik ve İlişkiler kategorisinden ulaşılabilir.
Evde Kullanılabilecek Basit Bir Kural
Aileler bu davranış sık tekrarlandığında çok basit bir kural belirleyebilir:
“Bir ebeveynden cevap aldıysan diğer ebeveyne tekrar sormadan önce o cevabı söylemelisin.”
Bu kural çocuk için anlaşılırdır ve farklı durumlara uygulanabilir.
Örneğin:
“Anne bana hayır dedi ama nedenini anlamadım. Seninle de konuşabilir miyiz?”
Bu ifade, “Annem izin vermedi, sen izin ver” yaklaşımından farklıdır. Çocuk gizli biçimde cevap değiştirmek yerine açık bir konuşma başlatmış olur.
Davranış Tekrarlandığında Ceza Vermek Gerekir mi
Her tekrar eden durumda ceza vermek şart değildir. Özellikle küçük çocuklarda davranışı fark etmek ve aynı kuralı tutarlı biçimde tekrar etmek çoğu zaman daha etkili olabilir.
Çocuk anneden hayır cevabı aldıktan sonra babaya giderse baba yalnızca:
“Annen cevap verdiyse aynı soruyu tekrar sormuyoruz.”
diyerek konuyu kapatabilir.
Çocuğun farklı cevap alma ihtimali ortadan kalktığında davranışın işlevi de azalır. Eğer diğer ebeveyne gitmek hiçbir zaman sonucu değiştirmiyorsa çocuk bir süre sonra bunu daha az denemeye başlayabilir.
Anne Baba Tutarlılığı Mükemmel Olmak Demek Değildir
Ebeveynler zaman zaman birbirinden farklı cevaplar verebilir, bazı kararları sonradan değiştirebilir veya bir konuda anlaşamayabilir. Bu durum aile düzeninin bozulduğu anlamına gelmez.
Asıl önemli olan genel yaklaşımın öngörülebilir olmasıdır. Çocuk, bir ebeveynin verdiği cevabı diğer ebeveyn üzerinden sürekli değiştiremeyeceğini bilmeli; fakat yeni bir durum varsa açıkça konuşabileceğini de görmelidir.
Bu denge hem kuralların korunmasına hem de çocuğun kendi fikrini ifade edebilmesine alan açar.
Çocukla Sonradan Konuşmak Faydalı Olabilir
Olay sakinleştikten sonra çocukla kısa bir konuşma yapılabilir. Konuşmanın suçlayıcı olmaması önemlidir.
Örneğin:
“Bugün annene sordun ve hayır cevabı aldın. Daha sonra bana sordun ama annenin verdiği cevabı söylemedin. Bir dahaki sefer önce aldığın cevabı bize söylemeni istiyoruz.”
Bu açıklama davranışı doğrudan anlatır. “Sen bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorsun” gibi ağır bir yorum yapmaya gerek yoktur.
Anne Hayır Dedikten Sonra Çocuğun Babadan İzin İstemesi Nasıl Azalır
Anne hayır dedikten sonra çocuğun babadan izin istemesi, ebeveynlerin verdiği cevaplar arasında sürekli fark bulunduğunda daha kolay alışkanlığa dönüşebilir. Çocuğun aynı soruyu diğer ebeveyne yöneltmesini tamamen engellemeye çalışmak yerine aile içinde açık bir sistem oluşturmak daha etkili olabilir.
Bir ebeveyn cevap verdiyse diğer ebeveyn önce bu cevabı öğrenebilir. Farklı düşünüyorsa çocuğun önünde karar değiştirmek yerine diğer yetişkinle konuşabilir. Karar değişecekse bu değişikliğin ortak değerlendirme sonucunda olduğu açıkça gösterilebilir.
Çocuğun amacı her zaman anne babayı birbirine karşı kullanmak değildir. Çoğu zaman yalnızca hangi davranışın sonuç verdiğini öğrenmektedir. Ebeveynlerin sakin, tutarlı ve birbirine saygılı yaklaşımı güçlendikçe çocuğun farklı kişilerden farklı cevap arama ihtiyacı da zamanla azalabilir.
Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; profesyonel sağlık, psikoloji, hukuk, eğitim veya danışmanlık hizmetinin yerine geçmez. Çocukların gelişim özellikleri, aile yapıları, ihtiyaçları ve yaşanan koşullar kişiden kişiye farklılık gösterebilir. İçerikte yer alan bilgiler genel bir çerçeve sunar ve her aile için aynı şekilde uygulanabilir olmayabilir. Kişisel durumlara ilişkin değerlendirmelerde gerektiğinde ilgili alanda uzman desteğine başvurulması uygun olabilir.